Ruh ve Beden Beraber Terbiye Edilmeli çünkü!

Abdurrahman Akçay


28.01.2012

                                     (Besmele hamdele ve salveleden sonra)

 

Eğitim ve terbiye, Âdem (a.s) yaratılmasından başlayarak günümüze kadar insanoğlunu sürekli olarak meşgul eden en önemli meselelerin başında gelmektedir.

 

Çünkü ilahi kanunlar çerçevesinde eğitilip terbiye edilen insan meleklerden daha üst makamlara çıkarken; terbiye edilmeyen insan ise, zalim ve nankör bir varlığa dönüşmekte bu haliyle de kur’an-i kerimin ifadesine göre hayvanlardan bile daha aşağı seviyelere inmektedir.(Araf/179) 

 

Bunun içindir ki mahlũkat içerisinde eğitilip terbiye edilmeye en çok muhtaç olan varlık, hiç şüphesiz ki insandır.

 

 Peki, Müslümanlar olarak, eğitim ve terbiyemiz nasıl olmalıdır?

 

Eşrefi mahlûk olan insan, birisi gözle görülen beden, biriside gözle görülmeyen Ruh tan müteşekkildir. Bu iki varlıktan birisi olan Bedenimiz âdeta Ruhumuzun kalıbı ya da bineği durumundadır.

 

 Ozaman kalıp ya da binek durumunda olan bedenimiz eğitilip terbiye edilirken hiç şüphesiz ki o bineğin sahibi mesabesindeki Ruhumuzun da terbiye edilmesi gerekir.

 

Tabii ki her ikisi, yapı itibarı ile ayrı birer varlık olmalarından dolayı terbiye edilmeleri de farklı olacaktır.

 

Tek başına Bedeni eğitip terbiye etmek yeterli olmayacağı gibi sadece Ruhu terbiye etmekte mümkün değildir.

 

Bedenimiz ve ruhumuz şeytan ve nefis denen iki varlık la mücadele halindedir. İkisi birden iki düşmanla aynı zamanda savaşmak durumundadırlar. Çünkü birinin zarar görmesi diğerini de etkileyeceğinden onun için beraber mücadele şarttır.

 

 Bedenimizin kalbi olduğu gibi, Ruhumuzun da kalbi vardır.

 

 Bir hadisi şerifte efendimiz(sallellahu aleyhi vesellem) buyuruyor“Dikkat edin, bedende bir et parçası vardır; o iyi olursa bütün beden iyi olur, o bozuk olursa bütün beden bozuk olur. Dikkat edin, işte o kalptir.”(Müslim, Müsakat, 107.)

 

İsterseniz bu meseleyi İmami Rabbani muceddidi elfi sani (k.s.) Hz. Mektubatının 219.mektubundan öğrenelim.

 

-İnsanın bedenine bir hastalık gelince ve uzvunda bozukluk olunca, o hastalığı gidermek ve o bozukluğu düzeltmek için, o kadar uğraşır da, kalb hastalığı kendisini sonsuz ölüme ve bitmez tükenmez azâblara sürüklediği hâlde, bu korkunç hastalıkdan kurtulmağı hiç düşünmemekdedir ve onu gidermek için hiç kıpırdamamakdadır.

 

Kalbin hasta olması demek, Allahü teâlâdan başka şeylere tutulmuş olmasıdır.

 

Eğer, kalbin bu tutulmasını hastalık bilmezse, çok alçak kimsedir. Eğer bilir de, aldırış etmezse, çok habistir. Bu hastalığı anlamak için, (Akl-i mu'âd) lâzımdır. (Akl-ı me'âş), kısa görüşlü olduğundan, ancak, görünüşe bakar.

 

 Akl-i me'âş, dünyânın geçici lezzetlerine bakarak, kalb âfetlerini hastalık bile saymadığı gibi, akl-i mu'âd da, âhiretde verilecek sevâblara bakarak, bedendeki bozuklukları, hastalık saymaz. Akl-i me'âş, kısa görüşlü, akl-i mu'âd keskin görüşlüdür.

 

Akl-i mu'âd, Peygamberlerde (aleyhimüssalevâtü vetteslîmât) ve Evliyâda bulunur. Akl-i me’âş-ı, mala düşkün olanlar, dünyâya bağlı olanlar beğenir. Aradaki farkı düşünmelidir. Akl-i mu'âdı kuvvetlendiren şeyler, ölümü düşünmek, âhıretde olacak şeyleri öğrenmek ve âhıret derdi ile şereflenmiş olanlarla birlikde bulunmakdır.

 

Bedenin hastalığı, ahkâm-ı şer'ıyyenin yerine getirilmesini güçleşdirdiği gibi, kalb hastalığı da, islâmiyyete uymayı güçleşdirmekdedir. Bir ayeti celilede Rabbimiz (c.c)Müslümân olmalarını istemekliğin, kâfirlere çok güç gelmekdedir” (şu’ra/13)

 

Namâz kılmak, ibâdet etmek, yalnız müminlere güç gelmez,(bakara/45) buyurmaktadır.

 

Görünen uzuvların kuvvetden düşmesi, ibâdeti güçleşdirdiği gibi, kalbde îmânın zayıflama si da güçleşdirmekdedir.   Yoksa islâmiyyetin her emrinde kolaylık vardır. “Allahü teâlâ, size kolaylık yapmak istiyor, güçlük çıkarmak istemiyor” (bakara/185)

 

 “Allahü teâlâ, emrlerinin hafîf olmasını diledi. Çünki, insanlar zaîf yaratıldı” (Nisa/27) buyuruluyor. (Mektubattan alıntı bitti)

 

Bir ayeti celilede Rabbimiz (c.c) “Bunlar; îman edenlerdir, Allahın zikriyle gönülleri (vicdanları) huzur-u sükûne kavuşanlardır. Haberiniz olsun ki kalbler ancak zikrullah ile olgunlaşır”(Rad/28).

 

Bu ayeti celilede bahsedilen kalb, ruhun kalbi olup, bedenin kalbi değildir. Çünkü beden kalbinin tedavisi ancak maddesel varlıklarla mümkündür. Allah’a emanet olunuz…

 

Selam hidayete tabi olanların üzerine olsun.

 

Esselamu aleyküm verahmetullahi ve berekatuh. 

 

 


148 defa okundu...
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
*Ad Soyad
*Başlık
*Yorum içeriği
Beni hatırla
* Doldurulması zorunlu alanlar.
Yazarın Diğer Yazıları» FAİZ ! ALLAH VE RESULU İLE SAVAŞMAKTIR
» HAYA, HİCAB VE KADIN
» Yeni eğitim sisteminden dindar nesil yetişir mi?
» Bu derin uyku nereye kadar!
» ÜLKEMİZDEKİ EĞİTİM DURUMU VE 8+4
» YALAN!
» MUTLU DOĞUMDAN NURLU YOLCULUĞA
» Allah'tan korkun ve ona vesile arayın!
» ÖZ VATANINDA GARİP MÜSLÜMAN
» BİDAT: SÜNNETTE OLMAYAN İSLAMİ İŞLER
» KURBAN: ALLAH'A C.C. KAYITSIZ ŞARTSIZ TESLİMİYYETTİR!
» KABİR AZABI HAKTIR
» DİNİ YAŞAMAK FİTNEYİ UYANDIRIR MI?
» KİMİN HATIRINA HAK GİZLENİYOR
» MALA DÜŞKÜNLÜK İNSANLIĞA ZULÜMDÜR
» Menfaatten Doğan Yanılgılarımız
» Kavil'den fiil'e
» YAZ TATİLİ VE ÇOCUKLARIMIZ
» HERHANGİ BİR İŞTE KARAR VERİRKEN!
» MUTLU AZINLIĞIN DERİN NEFRETİ
» DÖNÜŞTÜRÜLEN BİLİNÇALTIMIZ VE TEPKİLERİMİZ
» Tevhide açılan sinsi savaş: Diyalog
» O HAKKA YÜRÜDÜ ALEM YAS'A BÜRÜNDÜ
» Matruşka ve Küresel Aktörler
» Salih Amel Helal Gıda İle Mümkündür
» Müslüman'ın RIZIK Endişesi Olmaz/Olamaz
» NOEL, YILBAŞI VE GREGORYEN TAKVİMİ
» Muharrem ayı ve Aşure Günü
» En Şerefli Ünvan Kul Olmaktır
» Zehirli oklara örtü kalkanı!
» Asıl olan hacı olmak mı, hacı ölmek mi?
Foto Galeri Video Galeri
Yalı Caddesi Trafiğe Kapatılıyor!

Özçay'da Erdal Saral Dönemi

Atatürk Bulvarına Manevi güzellik

Tarım Kredi - Özçay Dayanışması

Anneler günü Kutlaması 2012

Solaklı mesire yeri projesinde son kontroller yapı

Tüm Galeriler
Of'ta doğalgaz dönüşümü başladı. Evinize doğalgaz almayı düşünüyor musunuz?


 
TRABZON
 
  • ADANA
  • ADIYAMAN
  • AFYON
  • AĞRI
  • AKSARAY
  • AMASYA
  • ANKARA
  • ANTALYA
  • ARDAHAN
  • ARTVİN
  • AYDIN
  • BALIKESİR
  • BARTIN
  • BATMAN
  • BAYBURT
  • BİLECİK
  • BİNGÖL
  • BİTLİS
  • BOLU
  • BURDUR
  • BURSA
  • ÇANAKKALE
  • ÇANKIRI
  • ÇORUM
  • DENİZLİ
  • DİYARBAKIR
  • DÜZCE
  • EDİRNE
  • ELAZIĞ
  • ERZİNCAN
  • ERZURUM
  • ESKİŞEHİR
  • GAZİANTEP
  • GİRESUN
  • GÜMÜŞHANE
  • HAKKARİ
  • HATAY
  • IĞDIR
  • ISPARTA
  • İÇEL
  • İSTANBUL
  • İZMİR
  • KAHRAMANMARAŞ
  • KARABÜK
  • KARAMAN
  • KARS
  • KASTAMONU
  • KAYSERİ
  • KIRIKKALE
  • KIRKLARELİ
  • KIRŞEHİR
  • KİLİS
  • KOCAELİ
  • KONYA
  • KÜTAHYA
  • MALATYA
  • MANİSA
  • MARDİN
  • MUĞLA
  • MUŞ
  • NEVŞEHİR
  • NİĞDE
  • ORDU
  • OSMANİYE
  • RİZE
  • SAKARYA
  • SAMSUN
  • SİİRT
  • SİNOP
  • SİVAS
  • ŞANLIURFA
  • ŞIRNAK
  • TEKİRDAĞ
  • TOKAT
  • TRABZON
  • TUNCELİ
  • UŞAK
  • VAN
  • YALOVA
  • YOZGAT
  • ZONGULDAK
GÜNCELSİYASETEĞİTİMRÖPORTAJYAŞAM*OF*SPORÖZEL HABERSAĞLIKBİLİM & TEKNOLOJİDÜNYADANHAYRATÇAYKARADERNEKPAZARI Künye
Bize Ulaşın
RSS