banner90
banner31

DÜŞMAN HİMAYESİNDE DOST VİKAYESİ

25 Kasım 2015, 20:01
DÜŞMAN HİMAYESİNDE DOST VİKAYESİ
Ömer Faruk Korkmaz
Garip bir halimiz var tuhaf manasında. Dostu savunurken düşmanı beslemek, merdi methederken namerde de göz kırpmak gibi paradokslar yaşıyoruz yani. Her gün bir yenisinin eklendiği hayret iras edecek tavırlarımız normal bir tıynete “pes artık” dedirtecek cinsten. 

En sekülerimizin bile sıkça terennüm edip durduğu pelesenk ifadeler var dillerimizde; “İslam âlemi kan ağlıyor, ezilen yine Müslümanlar, nereye gidiyor bu dünya’nın hali, âlemin çivisi çıktı, kahrolsun İsrail, zalimler için yaşasın Cehennem” vs gibi… 

Bunları dillendirirken her seferinde sorgulamadığımız ya da sorgulamak istemediğimiz önemli bir nokta var aslında. Her zaman nisyana terk ettiğimiz bu noktayı nedense bir türlü hatırlamak istemeyiz. O da şu: tüm bunları söylerken lisanımızla kalbimizin yahut fikriyat alanımızla amel sahamızın arasındaki mesafelerin miktarı nedir ki acep? 
Sözüm ona, banka kredisiyle gününü gün eden, lisanı haliyle telaffuzunun dışında, faize lisanı kaliyle de bir meşru demediği kalan, fıkhı kapitalist sisteme çözüm üretme mekanizması haline getiren, zengin olma uğraşısında önüne çıkan dînî engel(!)leri “bu zamanda olmuyor başka türlüsü” diyerek aşan iştahperest Müslümanın İslam coğrafyasındaki kardeşlerinin kanlarına ağıt yakması ne kadar inandırıcı? 
Ne kadar gerçekçidir menfaatini her şeyin üstünde tutan, para denildiğinde vücudunun en ücra köşelerindeki hücrelerin dahi kıpraştığı, dünyalıklara karşı en az bir fındık faresi kadar zafiyeti olan, insaftan vicdandan konu açıldığında “bunlarla karın doymuyor hocam!” diyen bir Müslümanın Arş’a yükselen bu zülüm adına çıkarttığı ah-u eninin sesleri?…  

Dosta yapılacak en büyük yardım ilk merhalede düşmanın himayesinden, rejiminden, ideolojisinden sıyrılmaktır kardeşim! Tıpkı Osman b. Maz’ûn gibi… 

Dönem asr-ı saadet dönemidir? Gittikçe çoğalan müşerref gruba Osman b. Maz’un da dâhil olur artık. Müslüman olur yani.  

Yalnız, Velid b. Muğîre’nin himayesindeki Osman’ın içi rahat değildir pek tabi. 

Kendisi selamettedir bu doğru. Ancak kardeşleri “Allah birdir” dediği için bedel ödemektedir o sıralar. Kimisi çöldeki kızgın kumun üzerinde öder bedelini, kimi de iki farklı istikamete salınan develerin üzerinde. 

Hal buyken ilk iş düşmanın himayesinden çıkmaktır der Osman b. Maz’un yaptığı iç muhasebesinde. 
Doğruca Velid’e gider bu kararını açıklamak için.  

“Bundan böyle senin değil, Allah’ın himayesinde kalmak istiyorum” der bütün hissiyatıyla. Ve ardından ekler “Gel mescide gidelim ve bu kararı da bütün herkese açıkla!”[ 1] 
 Müslümanca bir düşüncenin, mümince bir tefekkürün dış dünyaya yansıttığıydı bu davranışı Osman b. Maz’ûnun…  
Sen kalk Yahudi’nin beytülmalinin akarı kabul ettiği ve hazine geliri olarak görüp işlettiği ekonomi filminin bir numaralı aktörü ol, ondan sonra çık meydana ve “Kahrolsun Amerika!” de.  
Ağır ol dostum! Önce o başından aşağıya sarkan ve etten tırnağa köleliğini sembolize eden boynundaki o Yahudi kementini çıkart! 
Gırtlağına kadar gömüldüğün faiz belasından bir güzel tövbe et önce.  

Sonra silkelen bir güzel.  

Ve Dünya’nın dört bir yanında kıvranan mazlum kardeşlerine uzatabileceğin yardım elinin, şimdiye dek arızalarını da tamir edip onararak büyüttüğün Rockefeller’in cebine giden ticari hasılatı kesmekle ulaşabileceğini gör artık. 

Osman b. Maz’un’un o günün Velidlerine söylediğini sen de piyasa simsarı Yahudi beslemelerine söyle yalnızca Allah’e tevekkül ettiğini. Faizle ilişkini keserek, boykot mallarını boykot ederek, düşmana bütün vucuhatıyla muhalefet ederek. 

“Ekonominiz batsın” de onlara. Reel politiğiniz, ikiyüzlülük ve yalan adına ne varsa ortaya attığınız hepsi Yedi kat yerin dibine girsin, dönmeze gitsin” de.  
Sizin Sosyalizminiz varsa zengini yüzlerce kat büyüten ve himaye eden. 

Benim de “Allah’ım var” de aslanım! Allah’ım var! 
İbrahim gibi yık zamane tabularını,  
Ve yık totemleşen Dünya’nın lâ yüs’el putlarını… 
 
ÖMER FARUK KORKMAZ 
-------------------------------- 
[1] İbn Hacer, el-İsâbe fî temyîzi’s-Sahâbe, Daru’l-ma’rife, Beyrut-Lübnan, II/1240,İbn Hişam, es-Sîretu’n-nebeviyye, I/256

Yorumlar

Yorum Yaz

  • Ad Soyad:

  • Yorum:

  •  

    @name x GÖNDER

  • UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. Ayrıca suç teşkil edecek hakaret içerikli yorumlar hakkında muhatapları tarafından dava açılabilmektedir.
    NAMAZ VAKİTLERİ
    Görüntülemek istediğiniz ili seçiniz:
    Sayfalar
    E-Gazete
    • Ofunnabzi.com | Ofun Büyük Haber Portalı - 21 Aralık 2016 124. Sayı Manşeti
    • Ofunnabzi.com - 30 Kasım 2016 Manşetii, 123. sayısı
    Karikatür
    • Of'un Nabzı logo
    Sen de Yaz
    Ziyaretçi Defteri
    Ziyaretçi Defteri
    Siz de yazmak istemez misiniz?
    Ziyaretçi Defteri
    Arşiv

    banner88