banner90
banner31

İnsanın en temel ihtiyaçları nelerdir?-2

23 Aralık 2018, 14:04
İnsanın en temel ihtiyaçları nelerdir?-2
Atilla MEHDİGİL
 Kâinat’ın genel olarak madde ve mânâ olmak üzere iki ana âlemden yaratıldığını ve bu âlemlerin her birinin ayrı ayrı bünyelerinde barındırdıkları çeşitli varlıkların olduğunu, insanın ise bu her iki âlemin aynı anda varlığı olduğunu bir önceki yazıdan hatırlıyoruz. 

Her bir varlığın kendi fıtratına uygun bir takım ihtiyaçları olduğunu biliyoruz. Bu anlamda insanın bedeninin en temel ihtiyaçlarının hava, su ve yemek; ruhunun ise iman, sâlih amel ve cihat olduğunu da hatırlayalım. Ruhun bu üç temel ihtiyacını ise Yüce Allah bize Asr Suresi’nde bildiriyordu.

Âdem as, topraktan yaratıldı. Ona Yüce Allah kendi ruhundan ruh üfledi (Hicr/29). Anne baba vasıtasıyla dünyaya gelen sonraki insanlara ise Yüce Allah’ın gönderdiği bir melek ruh üflüyor. Bu hadise anne karnında yüz yirminci günde gerçekleşiyor. (Hadis-i Şerif/Riyazüs Salihin/397- Buhari, Müslim)
İnsan bedeninin yönetim merkezi beyindir. Beyin, sinir sitemi vasıtasıyla işlevini yürütür. Sinirler, sürekli çalışma halindedir ve çalıştıkça gerilirler. Bu durum insanı bir takım hezeyanlara sürükleyebilir. O halde sinirlerin gerginliğini giderecek başka bir sisteme ihtiyaç vardır ki o görevi de insandaki dolaşım sistemi üstlenmiştir. 
Dolaşım sistemini kalp koordine eder. Kalp mutmain yani huzurlu olursa dolaşım sistemi düzenli çalışır ve beraberinde bedene zindelik kazandırır. Kalbin mutmain olabilmesi ise kendi mânâ boyutuyla uyum içerisinde olmasına bağlıdır. 

Bedenin bir yönetim merkezi olduğu gibi ruhun da bir yönetim merkezi vardır ve o merkez kalbin mânâ boyutudur. Beyinin fonksiyonelliğini sürdürebilmesi için bedenin hava ve kalbin mutmain olabilmesi için de ruhun iman ihtiyacının öncelikle giderilmesi gerekir. 
Havanın en önemli fonksiyonu, içinde bulunan oksijen vasıtasıyla besinlerin yanmasını sağlamasıdır. Yanma neticesinde enerji ve ısı ortaya çıkıyor. Böylelikle organların çalışma devamlılığı ve vücudun ısı dengesi sağlanmış oluyor. 
İman etmek:

Evet, ruhun en önemli ve ilk gıdası imandır. Zira Asr Suresi’nde bildirilen hüsrandan kurtuluş reçetesinin birinci kalem ilacı ‘iman’dır. Beden için hava ne ise ruh için de iman odur. Nasıl ki beden için ‘hava’ zahmetsiz, masrafsız ve sınırsız miktarda mevcut ise ruh için de ‘iman’ aynı özelliktedir. Tertemiz bir hava beden için ne kadar gerekliyse, halis bir iman da ruh için o denli gereklidir. Kirli bir hava veya havasızlık ne denli beden için tehdit teşkil ediyorsa, zayıf iman veya imansızlık da o derece ruhu hüsrana sürükler. 

İlim ehli, imanı ‘icmali’ ve ‘tafsili’ olarak iki kısımda incelemiştir. İcmali iman, Yüce Allah’ın peygamberleri ve kitapları aracılığıyla kullarına bildirdiği bütün her şeye zerre miktarı şüpheye düşmeden inanmaktır. Ancak, insan sadece icmali imanla hüsrandan kurtulamaz. Belki ebedi hüsrandan kurtulur ama Allah-u âlem Cehennem’e girmekten kurtulamaz. Demek oluyor ki icmali iman şarttır ve fakat kurtuluş için yeterli değildir! 

Peki, eksik olan ne? ... Eksik olan ‘tafsili iman’ ve bir de hüsrandan kurtulma reçetesinin diğer kalem ilaçlarıdır. Yani sâlih amel ve hâkkın ve sabrın tavsiyesi…
Tafsili İman, tereddütsüz inanılan her şeyin bütün tafsilatını bilerek inanmaktır. Farz-ı mahal bir hazine ve o hazineye ait bir harita olsun. Hem hazinenin varlığına ve hem de haritanın o hazineye ait olduğuna kesin kes inanmak icmali imandır. Ancak, hazineye ulaşmanın kayıtsız ve şartsız yolu, harita bilgisine sahip olmak ile birlikte onu doğu okumaktan geçer ki işte buna tafsili iman denir.

Tafsili iman bir anlamda ‘icmali imanın ilmidir. Demek ki; ilim, imanın gereğidir ve onu bütünler. Öyleyse ilim almak farzdır. İlim, sırasıyla Kur’an ve hadis başta olmak üzere diğer İslami ilimler yanında pozitif ilim de denilen: tıp, matematik, mantık, astronomi, sosyoloji vb. bilimsel kaynaklardan elde edilir.

İcmali iman yoksa tafsili imanın bir anlamı olmaz. Bir başka ifadeyle tereddütsüz iman etmeyen ne kadar ilim alırsa alsın ebedi hüsrandan kurtulması mümkün değildir. Yani, hazinenin varlığını kabul etmeyen biri harita ilmini ne denli alırsa alsın bir anlam ifade etmez. Zaten böyle bir ilme de ihtiyaç duymaz.

Yorumlar

Yorum Yaz

  • Ad Soyad:

  • Yorum:

  •  

    @name x GÖNDER

  • UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. Ayrıca suç teşkil edecek hakaret içerikli yorumlar hakkında muhatapları tarafından dava açılabilmektedir.
    NAMAZ VAKİTLERİ
    Görüntülemek istediğiniz ili seçiniz:
    Sayfalar
    E-Gazete
    • Ofunnabzi.com | Of'un Nabzı Gazetesi 140. Sayısı
    • Ofunnabzi.com | Ofun Büyük Haber Portalı - 21 Aralık 2016 124. Sayı Manşeti
    Karikatür
    • Of'un Nabzı logo
    Sen de Yaz
    Ziyaretçi Defteri
    Ziyaretçi Defteri
    Siz de yazmak istemez misiniz?
    Ziyaretçi Defteri
    Arşiv