Sağlık Haberleri Tümü

Çalışan annelerin evlat sorunları

Uzmanlara göre, 'ne derler?' endişŸesiyle temizlik, çocuk bakımı ve yemek gibi konularda yardım istemekten çekinen çalışŸan anneler çok yıpranıyor.

ܖnce o huysuz minik bakışŸları teskin etti. AkşŸam parka gidip sallanacaklardı. Söz vermişŸti. Dondurma en büyük zevkti ve elbette olmazsa olmazdı. İllaki kuzenini görmek istiyordu. ܖzlemişŸti. Hafta sonu için hemen plan yapıldı kahvaltı sofrasında. Bir bardak süt alelacele boğŸazlardan aşŸağŸıya inerken aklından geçen yapılması gerekenler listesine iki madde daha ekledi. Ajandasındaki takviminde yazılardan önce bakıcıya bıraktığŸı kızının gözyaşŸları belirdi. Daha üzerinde düşŸünmeye fırsat bulamadan, editörünün verdiğŸi işŸ zihninde ön sıraya geçti. Küçük bir eksiğŸi kalmışŸtı ama gittiğŸinde hemen yetişŸtirebilirdi. En fazla yarım saatini alırdı. ܜtüyü geceden yapmışŸtı. YemeğŸi de artık dışŸarıdan ısmarlardı. Bugün yapması zor görünüyordu çünkü. 'Neyse olsun'du!...

Bu iç diyalogları bozup bozup tekrar kuran pek çok 'çalışŸan kadın' mevcut çevremizde. Hemen hepsinin içinde aynı meseleler birbirini çekişŸtiriyor: şžöyle yetecek kadar maaşŸımız, evimize katkımız, işŸyerinde biraz huzurumuz, biraz da anlayışŸ olsa... Daha ne ister ki insan, özellikle de bir kadın? Yıllarca eğŸitim hayatımızın bitmesini bekledik. Kimimiz kamuya kapak attı, kimimiz özel sektörde kendine yer buldu. EkmeğŸini kim hangi taşŸtan çıkarabildiyse artık... ܇alışŸan kadın sıfatı, hepimizin ortak paydası oldu. Mesleklerimiz ve gün içinde meşŸgul olduğŸumuz işŸler farklı olsa da çalışŸtığŸımız ortamda birçok benzerliklerle karşŸılaşŸtık. Bunların adına 'çalışŸan kadının handikapları' dedik. Türkiye İstatistik Kurumu 2009 verilerine göre Türkiye'de çalışŸan kadın oranı yüzde 26. Bu orandan anlıyoruz ki kadın emeğŸine talep, erkeklere kıyasla oldukça düşŸük. Kadınların çalışŸma hayatında yer alışŸının ya da alamayışŸının sebepleri herkesçe malum. Sosyolojik vakanın uzmanları çok. Kadınların evlendikten ve çocuk sahibi olduktan sonra çalışŸma performanslarının düşŸeceğŸi endişŸesi yöneticileri rahatsız ediyor. Zira çalışŸma yaşŸamlarının evlilik ve doğŸumla birlikte kesintiye uğŸradığŸı bir gerçek. Bu kesintiyi göze almak istemeyen kadınlar, ikileme düşŸüp işŸ ve ev arasında tercih yapmak zorunda kalıyor. Bugün birçok kadın işŸe girerken gebelik testine tabi tutuluyor ya da doğŸum sonrası işŸten çıkartılıyor. Evlilik ve doğŸum, kadın işŸçilerin işŸten ayrılma nedenlerinin yüzde 70'ini, işŸverenin ise işŸten çıkarma nedenlerinin yüzde 20'sini oluşŸturuyor.

'Ah bir kreşŸ olsa da huzurla çalışŸsam'

DoğŸum öncesi ve sonrası gerekli olan izin süreleri çoğŸu işŸyerinde maalesef uygulanmıyor. İşŸini kaybetme riskiyle karşŸı karşŸıya kalan kadın, hem kendi hem de bebeğŸinin sağŸlığŸını riske atarak doğŸumdan birkaç hafta öncesine kadar çalışŸıyor. İşŸini kaptırma korkusuyla, doğŸumdan kısa bir süre sonra da işŸe dönüyor. Bu durum kadın sağŸlığŸı açısından zararlı olmakla kalmıyor, doğŸan çocuğŸun gelişŸimini de tehdit ediyor. Bebek bakımına uygun olmayan mesai saatleri, emzirme ya da süt sağŸımına dahi müsaade etmeyen koşŸullar, eve dönüşŸte yeterince dinlenememekten kaynaklanan sıkıntılar, ev ve işŸyerindeki ciddi rol ayrımı gibi uzunca bir liste çıkıyor karşŸımıza. ܇alışŸan anneyi en zor durumda bırakan ise işŸyerinde kreşŸ olmayışŸı. Tüm bu olumsuz tablo içinde 'süper kadın' olmaya çalışŸan kadın bir süre sonra tükeniyor. BekÜ¢r ve hamile olanlar için de durum pek farklı değŸil. ܇alışŸan kadın bekÜ¢rlığŸında aynı statüdeki bir erkekten daha az maaşŸ alıyor. Mesai saatlerinin uzunluğŸu sebebiyle sosyal hayatı azalıyor. İşŸyerinde çıkan problemlerde erkeklerden daha çok etkileniyor ve daha çabuk yıpranıyor. Hamile kadınların gebelik sürecinde yaşŸadıkları psikolojik ve fiziksel değŸişŸime uygun olmayan bir işŸ tempoları varsa durum çok daha vahim. GebeliğŸin başŸındaki sıkıntılı dönemde işŸe adaptasyon zorlukları, sürekli oturulması ya da gezilmesi gereken bir işŸse ortaya çıkan fiziksel sıkıntılar, doğŸum sonrasındaki ücretli-ücretsiz izin problemi, ev ve işŸ dengesinin sağŸlanmasında çıkmaza girilmesi çok sık rastlanan sorunlardan.

ܖzel sektör genellikle kamuya kıyasla çok daha ağŸır sorumluluklar yüklüyor çalışŸanlara. Kamuda çalışŸanların hem mesai saatleri daha kısa hem de tatil zamanları daha uzun. Kadın-erkek arasındaki maaşŸ farkları da özel sektörde daha açık. ܖzelde elemandan beklentinin fazla olması, "Daha iyisi nasıl olur?" sorusunun her an gündemde olması, sürekli güncellenme gerektiren bir pozisyon, uzun mesailer gibi diğŸer etkenler personel arasındaki rekabeti de tetikliyor.

Erkeklerin yapı olarak daha fazla risk aldığŸı, kadınların ise tedbirli olduğŸu bilimsel olarak bilinen bir gerçek. Dolayısıyla kadının rekabete girmeden önce daha tedbirli olması gerekiyor. Hatta bu mevzu bazı araşŸtırma sonuçlarına çalışŸan kadınların doğŸurganlığŸının azalması şŸeklinde yansımışŸ. ܇ünkü rekabet, erkeklik hormonundan gelen bir özellikmişŸ. Bu da konunun trajikomik tarafı. SaydığŸımız sebepler dolayısıyla anne olmayı düşŸünen birçok kadın, memur olmaya çalışŸıyor. Kadının aynı pozisyondaki erkeklerden daha az maaşŸ alması, kendini ispat etmek için erkek meslektaşŸlarından daha fazla efor sarf etmesi, işŸyerinde yükselememe (cam tavan), kreşŸ, doğŸum izni, özel günlerindeki sıkıntılar gibi işŸ performansını etkileyecek durumlar karşŸısında pozitif ayrımcılığŸa tabi tutulmaması... ܇alışŸan kadının depresif halinin sebeplerini bu şŸekilde sıralıyor psikolog Enise Akgül. ܇alışŸan kadının kendisiyle bir problemi yoksa ve ailesi de destek oluyorsa işŸyerindeki problemlerin daha kolay aşŸılabileceğŸini vurguluyor. Ancak kadın özellikle üst üste problemler yaşŸadıysa, değŸersizlik, beceriksizlik hissi taşŸıyorsa, özellikle çocuğŸu ile ilgili ailesinden ya da yakın çevresinden destek alamıyorsa depresyon da kaçınılmaz oluyor. Psikolog Akgül, çalışŸan kadınlar için bir dizi öneri sunuyor; bunların realiteye yansıyıp yansımayacağŸı soru işŸaretlerini de zihnimizde bırakarak. Akgül, öncelikle evli ve çocuklu çalışŸan kadınlara her şŸeyi üstlenmek, başŸarmak ve her şŸeyin üstesinden gelmek gibi mükemmeliyetçi bir yapıya girmemeleri tavsiyesinde bulunuyor. ܇alışŸan kadının, çevresi tarafından 'süper kadın' olarak algılandığŸından bahsediyor: "Süper kadın hali, dışŸı süslü içerisi yıkılan bir bina gibi eninde sonunda kişŸiyi yıpratacaktır. Kadınlarımız halen 'Ne derler?' endişŸesi ile temizlik, ütü, yemek, çocuk gibi konularda bir başŸkasından yardım istemekten çekiniyor. Ve maalesef hÜ¢lÜ¢ çalışŸan kadının bu gibi işŸlerde yardımcı alması garip karşŸılanabiliyor." Halbuki bu konularda yardım almak kadının hem işŸlerinde verimini artırıyor hem de evde dinlenebilmesini sağŸlıyor. Aksi takdirde çalışŸan kadın için dinlenmek ancak hayal oluyor.

Part-time ya da freelance (serbest zamanlı) işŸler aslında pek çok bayan için uygun ancak bu pozisyonda işŸ bulmak oldukça zor. Akgül, bu tür çalışŸma şŸekillerinin kamuda yaygınlaşŸtırılmasının, özellikle büyük kurumlarda kreşŸ bulundurulmasının faydalı olacağŸını düşŸünüyor. EğŸer böyle bir imkan yoksa anne, daha bebek doğŸmadan bakıcı bulmak zorunda. Bakıcı seçimi de ayrı bir handikap. ܇ocuk, bir bakıcıya değŸil de anneanneye ya da babaanneye teslim edildiğŸinde içler biraz daha rahatlıyor. Ancak anneanne veya babaanne bu konuda yardımcı olamıyorsa, bakıcının anne olması, güvenilir olması, anneyle benzer hassasiyetleri taşŸıması dikkat edilecek özelliklerden sadece birkaçı. Tüm çalışŸanlar için evinin işŸine yakın olması büyük kolaylık. ܇ünkü bu durum, eve geldikten sonra hem kadının kendisine hem de ailesine daha fazla zaman ayırmasını sağŸlıyor.

Rekabetçilik, hiyerarşŸik otorite, sıkı kontrol, duygusal davranmama ve analitik problem çözme gibi karakterize edilen erkeksi bir yönetim tarzı yerine işŸbirliğŸi, daha gevşŸek bir kontrol, empati ve sezgiye dayalı problem çözme gibi bir yöneticilik kadınlara daha uygun. ܇alışŸan anneler için esnek bir çalışŸma programı uygulanması ve işŸ yükünün belli bir süre hafifletilmesi adına farklı seçenekler de her zaman oluşŸturulabilir.
 
Ajans5

Paylaş
Tweet Paylaş Paylaş
Yorum Gönder
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir. Teşekkür Ederiz.
Yorumunuz onaylanmıştır, teşekkür ederiz.
Ad Soyad
Yorumunuz