RÖPORTAJ Haberleri Tümü

Hiçbir Zaman Menfaatçi Olmadık!

 -Öncelikle sizleri kısaca tanıyabilir miyiz?

-Trabzon’un Of İlçesinde 1966 yılında dünyaya geldim. Sırasıyla Of Merkez İlköğretim Okulu, Şehit Ahmet Türkan Lisesi Orta bölümü, Ankara Cumhuriyet Lisesi ve Selçuk Üniversitesi İnşaat mühendisliği Bölümünü bitirdim. Of İlçemizde müteahhitlik yapmaktayım. Aynı zamanda Saadet partisinden Of Belediyesi meclis üyeliği ve Kardeşeli Derneği Yönetim Kurlu Başkanlığını yürütmekteyim. Evli ve iki Çocuk babasıyım.

- İnşaat sektörü açısından Of ilçemizin durumunu nasıl görüyorsunuz?

-Trabzon’un diğer ilçeleri ile kıyaslarsak ilçemizin konut yapımı bakımından son yıllarda kooperatifleşmenin yaygınlaşması ile birlikte ilk iki sırada olduğunu düşünüyorum. İnşaat sektöründe Of’umuzda son on yıldır hızlı bir konutlaşma görülmektedir. Kooperatiflerin taksitli ve uzun vadeli ödeme imkânları sunması halkımızın rağbetini artırmıştır. Bununla birlikte kooperatifleşme binalarda hem kaliteyi hem de estetiği artırmıştır. Kısacası Of ilçemizde inşaat sektörü açısından çok iyi durumda olduğunu düşünüyorum.

-Konut sayısının hızla artması normal veya ihtiyaç mıdır? Yoksa sorun oluşturacak bir durum mudur?

-Bu arz talebe bağlı bir durumdur. Talep olduğu müddetçe sorun oluşturmaz. Ancak talep normal midir sorusuna gelince. Talebin sebeplerinin en önemli iki faktörlerinden birisi ve en önemlisi konut sayısının yetersiz olması, diğer önemli faktör ise kalitenin tercih ediliyor olmasıdır. Bunun yanında yatırım amaçlı olarak ta görülmesidir. Peki konut sayısı az mıdır? Ben az olduğunu düşünmüyorum. Su aboneleri açısından bakıldığında sekiz bin civarında abone var. Bunların bin tanesi iş yeri olsa geriye yedi bin kalır. Ortalama 5 ile çarparsak otuzbeş bin kişi yapar. Ancak nüfusumuz tüm belde ve köylerle birlikte kırkbin civarında. Bu açıdan bakıldığında konut sayısının ilçemizde yeterli olduğunu düşünüyorum. Buna rağmen talebin devam ettiğini de görmekteyiz. Bu durum göstermektedir ki talebin nüfus artışı ile paralelliği yok. Yani talep nüfus artışı ile alakalı değil. Bizce bunun sebebi ikinci ve üçüncü faktörde saklı. Tüketici geçmiş yıllarda yapılan kalitesiz, imarsız, sosyal alanları ve parkı olmayan konutlardan almış oldukları ve ikamet ettikleri dairelerden yeni yapılan daha konforlu ve sosyal yönleri olan binalara doğru geçiş yapmaktadırlar. Ayrıca yatırım amaçlı konut alımları ve ilçemiz dışında yaşayan( ki asıl nüfus ilçe dışında büyük şehirlerde yaşamaktadır) Ofluların yaz aylarında geldiklerinde kalabilecekleri mekân ihtiyaçlarını karşılamak için daire almaları talebin sürmesinin ana nedenleridir diye düşünüyorum. Kısaca saymış olduğumuz bu sebepler devam ettiği müddetçe taleplerin de devam edecektir diye düşünüyorum. Ancak eski yapılmış binalarla alakalı aynı şeyi söylemek mümkün değildir.

-Konut sektöründen söz açılmışken binalara baktığımız zaman 5,6,7,8,9,10,11,12,13,katlı binalar görmekteyiz. Belediye meclis üyesi olarak sormak istiyoruz bu görüntüler normal midir? İmara uygun mudur? Bu konudaki düşüncelerinizi alabilir miyiz?

-İlk kez 2004 yılında yapılan mahalli idareler seçimlerinde belediye meclis üyesi olarak seçildim. O dönem imar komisyonunda görev aldım. Görev icabı yaptığımız incelemeler neticesinde mevcut imar paftalarında 2,3,4,5,6 ve 10 katlı yapılaşmanın paftalara işlenmiş olduğunu gördük. Yani mevcut imar planına göre bahsettiğiniz katlarda bina yapılması imara uygundur. Ayrıca arazi yapısına bağlı olarak kottan kazanılmış katlardan dolayı kat sayısı değişebilmektedir. Örneğin 5 kat imarlı olan bir yerde kot alınması gereken yoldan daha düşük olan arsalarda kot’a bağlı olarak bir veya iki kat ilave yapılabilmektedir. Böylece imarda beş katlı olan arsaya altı ya da yedi katlı bina yapılabilmektedir. Kısaca farklı kat uygulaması imara uygun mudur sorusunun cevabı olarak kat sayısı açısından uygundur deriz. Ancak imara uygun olmayan bina var mıdır sorusunun cevabı arazinin konumuna ve imar durumuna bakılarak değerlendirilmelidir.

- Of ilçemizde imara aykırı bina var mıdır? Varsa komisyon olarak neden bunu onayladınız?

-Bu güne kadar imar komisyonu olarak birçok imar değişikliği yaptık. Yaparken de her zaman halkımızın istekleri doğrultusunda tavır almaya çalıştık. Ancak şunu rahatlıkla söyleyebilirim ki asla hiçbir yanlış kararın altına imza atmadım. Yani hiçbir şekilde hak edilmeyen imar değişikliklerine evet demedim. Bundan dolayı da talep eden vatandaşlarla karşı karşıya geldiğimiz durumlar oldu, sıkıntılar yaşadık. Ancak biz ne olursa olsun bu güne kadar doğru bildiğimiz kararların altına imza atmaktan başka bir şey düşünmedik.

-Peki neden böyle oluyor, neden vatandaşlarla karşı karşıya geliyorsunuz?

-Bir kısmı hak etmediği bir taleple geliyor, bir kısmı ise mevcut imar planımızda bilerek veya bilmeyerek yapılmış olan yanlışlıklardan dolayı bize geliyor. Bu durum karşısında sıkıntı yaşıyoruz. Hak etmeyenin talebi zaten kabul edilemez. Ancak imar planlarındaki hataların telafisi kısmında sorun yaşamaktayız. Biz her zaman idareye revize imar planının biran önce yapılması ve mağdur olanların mağduriyetlerinin giderilmesi gerektiğini söylüyoruz. Aksi takdirde bireysel olarak bir hatayı düzeltmek demek bir başkasına zarar verme durumunda kalmak demektir. Onun için bir an önce imar planındaki yanlışlıklar düzeltilmelidir. Yol, yeşil alan, kamu alanı, ağaçlandırma alanı, park vs. yapılacaksa herkesten mümkün olduğunca aynı oranda arsa kesintisi yapılsın. Yoğunluk arazi yapısına göre herkes için aynı olsun. Eğer bunu yapmazsak çok daha sorunlar yaşamak durumunda kalırız.

-Fakat bazı söylentiler dolaşıyor. Gerek sizin adınıza olsun veya bir başkasına adına olsun yani kişiye göre imar verildi diye. Bu konuda ne diyeceksiniz?

-Bu söylemler sadece bana değil komisyonumuzdaki diğer arkadaşlara da hakarettir. Bunlar son derece boş laflardır. Yuvarlak laflarla konuşulmaz. O makamda duruyorsa muhakkak bir şeyler yapmıştır mantığı ile konuşulmaz. Yapılması gereken şey örnek vermektir. Hangi kararımız yanlıştır? Hangi kararımız kişiye göre verilmiştir? Bunu söylemeyen insan yuvarlak konuşarak neye hizmet etmektedir? En azından bize gelip sorulmalıdır? Şu kararınız imara uygun mudur? Bunu yapmayacaksın ama sokakta konuşacaksın, muhakkak yapmıştır mantığı ile hareket edeceksin. Böylece iftira atmış olacaksın. Buradan sizler aracılığı ile tüm halkımıza sesleniyorum. Kimse çekinmesin. Bizim her şeyimiz şeffaftır. İmar değişikliği ile alakalı şüphelendiğiniz bir durum olursa gelin bize sorun. Eğer cevabını veremez isek o zaman istediğiniz gibi konuşun. Ancak işin doğrusunu öğrenmeden yapacağınız konuşmalar sadece bize değil size de eziyet verir. Tekrar söylüyorum ki şahsım olarak imar değişikliklerinde utanılacak hiçbir karara imza atmış değilim. Ancak uygulamada yanlışlık yapılmışsa bu da bizim sorumluluğumuzda değil yürütmenin sorumluluğundadır. Varsa şüphelendikleri imara aykırı bir durum idareye gidip onlardan bu sorunun cevabını almalıdırlar.

-3,4,5 katlı binalar yerine 10 katlı imar vermenizin sebebi nedir?

-Öncelikle belirtmek gerekir ki bu uygulama bizden önce başlatılmış bir durumdur. İlk yapılan uygulama Mimar Salih Akyüz’ün yapmış olduğu binadır. O uygulamada hiçbir yoğunluk artışına gidilmeden sekiz adet beş katlı bina yerine dört adet on katlı bina uygulamasıdır ki bizimde kabul ettiğimiz bir durumdur. Böylece arsa üzerinde yoğunluğa gidilmeden araba parkı, çocuk oyun alanı gibi sorunlar ortadan kalktığı gibi binaların birbirine olan uzaklıkları açısından olumlu durum ortaya çıkarmaktadır. Tüm bu olumlu gerekçeler doğrultusunda biz de imar değişikliği talebi neticesinde (yoğunluk artışına gidilmeden) kat sayısının artırılmasına onay verdik. Örnek vermek gerekirse imarda 5 kat 0.40 olan bir arsa talep doğrultusunda Hmax=33m ve E=2.00 olarak düzenleme yapmaktayız. Bunun uygulaması da bodrum + zemin + 10 normal kat veya bodrum + zemin + galeri kat + 9 normal kat şeklinde olmaktadır ve belediye meclisi kararı gereğidir. Ayrıca üç veya 4 katlı imarların yine on katlı bina yapılması yoğunluk artışına gidilmeden enterpolarasyon uygulanarak Hmax=33m ve E=1.2(üç katlı olan arsalar için) veya E=1.6(Dört katlı Arsalar için) şeklinde uygulamada yapılabilmektedir. Bunların dışında kottan kazanılmayan her kat imara aykırıdır.

-Üç, dört veya beş katlı olan bir yer on kata çıkarılınca daire sayısı artacağından yoğunluk artmış olmuyor mu?

-Maalesef böyle bir yanlış algılama var. On daire yerine yirmi daire yapılıyor gibi. Böyle bir şey söz konusu değildir. Ancak bilinmesi gereken şu uygulama var ki Belediye Meclisimiz teşvik amaçlı olarak bu uygulamayı yapmaktadır. Vatandaşlarımız küçük parselde yoğun binalaşma yapmasınlar, site şeklinde yapılaşmaya gitsinler diye bu uygulamayı teşvik ediyoruz. Belediye meclisinin almış olduğu karar doğrultusunda 1000 m den büyük olan ve emsal almamış 3,4,5 kat imarlı arsalarda enterpolarasyon uygulamak şartıyla Hmax=33m ve E=1.20 – E=1.60 ve E=2.00 olmak koşulu ile balkon, asansör boşluğu, yangın merdiveni, sığınak vs. bazı alanlar toplam inşaat hesabına katılmamakta ayrıca arsanın büyüklüğüne göre %5 ila %25 arasında ilave artış verilmektedir. Ancak bu uygulama emsal almış yani mevcut imarda E=3.00 ve E=4.00 olan alanları kapsamamaktadır. 

-Sizce Of’un en büyük sorunu nedir? Bu konuda çözümünüz nedir?

-Tabi ki otopark en büyük sorunumuzdur. Buna bağlı olarak trafik sıkışıklığı. Bunlar bugünün sorunu değil yılların ihmali ile ortaya çıkan sorunlardır. Bu sorunlar geçmişte günü kurtarmak adına alınan yanlış kararların bugünlerde karşımıza çıkardığı faturalardır. Eğer şimdiden çözümler üretmeye başlamaz isek yarın sorunların daha da artacağı aşikârdır. Yapılabilecek olanların başında katlı otoparklar gelmektedir. Belediyemize ait olan yerlerde katlı otopark yapılabilir. Yine otopark sorununu çözene kadar dere kenarlarını geçici olarak otopark alanı olarak değerlendirebiliriz.

-Merkezi hükümetin belediyelerle alakalı politikalarını nasıl buluyorsunuz? Belediyelerin durumu iyimi?

-Merkezi hükümet öncelikle kendisini düşünmektedir. Belediyeler kendi başının çaresine baksınlar tavrı devam etmektedir. Eğer siyasi gücünüz varsa başka kaynaklardan, fonlardan yardım koparabilirsiniz. Bu fonlamanın sebebi ise seçimlerde halka aba altından sopa göstererek bize muhtaçsınız, eğer iktidardan olan birini seçmez iseniz yardım alamazsınız imajını vermektir. Maalesef bu söylem doğru olmasa da bu tip fonlamalarla(iktidarın tüm belediyeleri bundan faydalanamasa da) halkımızın çoğuna bu imajı kabul ettirmişlerdir. Belediyelerin durumu iyimi? İyi olup olmadığını anlamak için başkanlara bir bakalım neredeler. İyi olsalardı günlerinin çoğunu Ankara da veya İstanbul da geçirirler miydi? İyi olmuş olsalardı günlerinin çoğunu hizmet etmek için seçildikleri makamlarda geçirirlerdi dışarda değil.

-Neden Saadet Partisi? Neden AKP değil? AKP de olsanız Of ilçemize daha fazla hizmet getirme noktasında daha faydalı olamaz mıydınız?  

-Biz siyasetimizi yerel menfaatlerden önce ülkemizdeki tüm insanlar sonra tün dünya mazlumları için yapmaktayız. Biz siyasetimizi dünya egemenlerine karşı mücadele edebilmek onların sömürüsünden kurtulabilmek için İslam Birliğini, İslam Birleşmiş Milletlerini, İslam NATO sunu kurmak adına mücadele verenlerle birlikte yapmaktayız ve buna mecburuz. Genel siyasette siz dünya egemenleri ile hareket ederseniz belki yerel olarak kazanımlarınız olabilir ama sonuçta dünya egemenlerine hizmet edersiniz. Biz hiçbir zaman menfaatimiz uğruna batıl ile birlikte olanları güçlü hale getirmede piyon olamayız. Tüm bunları genel olarak söylüyorum. Yoksa bugün ismi şu olmuş bir şey ifade etmez yarın başkası olacaktır. Sadece 2013 yılı bütçesine göre 53 milyar lira faiz ödenecek olması ne demek istediğimizi anlatmak açısından yeterlidir. Onun için biz Milli Görüşçüler olarak bu çarka karşı olan Saadet Partisinde siyaset yapmaktayız. Başka bir yerde siyaset yapmamız bu çarka su taşımak anlamına geleceğinden ne adına olursa olsun bunu yapamayız.

-Önümüzdeki yerel seçimlerde tekrar aday olacak mısınız?

-Hiçbir zaman adaylığımız noktasında talebimiz olmamıştır. Teşkilatımız böyle uygun gördüğünden ve bizde faydalı olabiliriz düşüncesi ile bunu kabul ettik. Faydalı olamayacağım hiçbir yerde görev almamız söz konusu değildir. Dolayısı ile böyle bir görev bizden istenirse değerlendiririz. Eğer faydalı olacağımı düşünürsem kabul ederim. Aksi halde kabul etmem söz konusu değildir. Hiçbir zaman koltuk sevdalısı olmadık, inşallah bundan sonra da olmayız.

-Son olarak söylemek istediğiniz bir şey var mıdır?

-Yayın hayatınızda sizlere başarılar dilerim.

Yorumlar
  • Emre

    ofun en büyük sorunu otopark sorunudur denmiş. belkide doğrudur. ama bence of'un en büyük sorunu çarpık yapılaşma. çok katlı binalardır. heleki of'un ortasındaki o ucubeye ne demeli. halen bitirilemedi nedenini de anlamış değilim. başbakanı eleştireceğim en önemli şeylerden biridir. rize ye bunca zaman gider döner ama bir kere olsun bu iğrenç yapının hesabını sormaz. hangi akla hizmet yapılmıştır anlamış değilim. otel olacak deniyordu doğumudur bilmiyorum. ama otel olacaksa yeri orasımıdır be kardeşim. git şehrin dışında yap oteli. şehrin ortasında saçma sapan bina. kimse bana imar planlarının düzgünlüğünden bahsetmesin. tencere dibin kara seninki benden kara. of işte daha fazlasını beklememek lazım.

  • Tacettin KANSIZOĞLU

    allah seni hayirli işlerinde muvaffak kilsin allah yardimcin olsun güzel insan.selam ve sevgilerimle

  • murat küçükibrahimoğlu

    çalışmalarını takdir ,ediyor, ve beğeniyorum,allah razı olsun,değerli, saygılı,hoşgörülü,temiz bir abimiz...

Paylaş
Tweet Paylaş Paylaş
Yorum Gönder
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir. Teşekkür Ederiz.
Yorumunuz onaylanmıştır, teşekkür ederiz.
Ad Soyad
Yorumunuz