SİYASET Haberleri Tümü

TECRÜBE EDİLEN,TECRÜBE EDİLMEZ!

 Mevcut hükümetin sürekli yanlış yaptığını hatırlatan Vahapoğlu, 'Tecrübe edilen şey tecrübe edilmez' diyerek .. vatandaşlara şu şekilde seslendi: Akrebin sokup sokmayacağı tecrübe edilmez.. Ateşin yakıp yakmayacağı tecrübe edilmez.. Ateş yakar, akrep sokar, bunların görevi bu. israil'den, ingiliz'den, abd'den, ab'den Müslümanlara hayır gelmez ve bunlarla yapılan anlaşmalar tecrübe edilmez. Bugün yeryüzündeki zulmün, kan ve gözyaşının ana müsebbibi israil, abd, ab, bm'dir, nato'dur.

Ülkemiz tarihinde hiç yaşamadığı kadar sıkıntılı süreçlerden geçiyor. Bir yandan kendi coğrafyasında komşuları Suriye ile Irak’ta yaşanan büyük kaos ve kanlı çatışmalar, öte yandan sınırlarımız içinde kendini iyice hissettiren şiddetli terör eylemleri, insanımızı tedirgin ettiği kadar geleceğe umutla bakmamıza da engel oluyor.

Tüm bunlar olurken dünyadaki ve özellikle coğrafyamızda yaşanan terör olaylarının mimarı terör devleti israil ile yaşanan ‘yakınlaşma’ ülke olarak ‘nereye gidiyoruz?’ sorusunun akıllarda yer etmesine neden oldu?

Konuyla ilgili Saadet Partisi Of İlçe Başkanı Mahmut Celal Vahapoğlu ile görüştük. İlçe Başkanı Vahapoğlu, terör devleti israil ile Mavi Marmara katliamının ardından uzun süre sonra başlatılan diplomatik normalleşme hakkında  çarpıcı açıklamalarda bulundu.

OFN: Ülke olarak oldukça sancılı bir süreçten geçiyoruz. Komşularımızda yaşanan kaos ve kanlı eylemler sınırlarımızın içine kadar girdi. Bu konuda düşünceleriniz nedir?

NE OLDU DA BU HALE GELDİK?

M. C. VAHAPOĞLU: Maalesef dediğiniz gibi bölgemizde uzun süre komşularımızda yaşanan bombalama eylemleri ve terör saldırıları sınırlarımız içine kadar girdi. Eskiden huzurlu ve birlik içinde bir ülke iken şimdi her an tedirgin ve ‘acaba büyükşehirlerin hangisinde intihar saldırıları olabilir?’ diye düşünmeye başladık. Milletimiz bu noktada sıkıntılı ve tedirgin. Son bir yıl içinde İstanbul, Ankara başta olmak üzere ülkemizde yaşanan DAEŞ merkezli terör saldırıları ile güneydoğu illerimizde şehir merkezlerinin içinde yuvalanmış Pkk terör örgütünün saldırıları insanımızı bıktırmış durumda. ‘Ne oldu da son bir yılda bu noktaya geldik?’ diye soruyor insanımız…

OFN: Milletimizin sorduğu bu soruyu biz de size soralım: Sizce ne oldu da bu noktaya geldik?

MCV: Aslında bu sorunun cevabını ülkemizi yöneten AKP Hükümetinin özeleştiri şeklinde kendi kendine sorması ve kabahatin büyüğünü kendinde araması lazım. Çünkü AKP Hükümetinin yanlış siyasi adımları, çelişkileri, yanlış devlet ve kurumlarla yaptığı stratejik dostluklar, terörün burnumuzun dibine kadar girmesinde birincil faktör olmuştur.

OFN: Bu konuda birinci sorumlu AKP Hükümetimidir?

GETİRDİKLERİ DEMOKRASİ DEĞİL KAN VE GÖZYAŞI

MCV: Maalesef evet. Bugüne kadar gelen süreçte yaşananlar gösterdi ki AKP Hükümetlerinin geçmişten bugüne kadar attığı adımlar bunu gösteriyor. Şöyle ki: Irak'a demokrasi getireceğim diye Türkiye'nin izniyle girenler aynı senaryoyu Suriye üzerinde de denediler. Sonuç ne oldu? Kan ve gözyaşı..  Maalesef  ülkemizdeki mevcut hükümet bu oyunları göremeyip, oyuncu rolünü üstlenerek şer odaklarına destek olmuştur. 

SURİYE DE BÜYÜK İSRAİL PROJESİNİN İÇİNDEDİR

Suriye’de yaşanan katliamların en önemli nedeni israil’in bölgemizdeki Arz-ı Mev’ud idealindeki hamleleri olmuştur. Suriye’nin kademeli olarak istikrarsızlaştırılması hep bu hedefler doğrultusundadır. Suriye’de Büyük israil Projesinin içindedir. Peki biz Türkiye olarak ne yaptık? Sözde stratejik müttefikimiz abd ile bir olup Suriye’de yaşanan kardeş kavgasına dışardan destek verdik ve ortaya çıkan ateşin daha da büyümesine neden olduk. Hatta benzin döktük desek yanlış olmaz.

HÜKÜMETİN POLİTİKASI abd VE israil GÜDÜMLÜ

abd istedi biz Suriye’deki muhalif grupları silahlandırdık, eğittik, donattık ve çatışmaya hazır hale getirdik. Sonuçta Suriye bizimde katkımız ile adeta sivri sinek üreten bir bataklığa döndü. Bu da yetmezmiş gibi ülkemizin içine sokulan kanlı terör eylemlerinin merkezi haline geldi. Bir yandan Suriye’de yaşanan masum insanlar için ülkemizde kaynak sağlamak ve bakmak zorunda kalırken,öte yandan ülkemize giren canlı bombaların eylemlerine de zemin hazırlamış olduk. Oysaki Suriye’de yaşanan iç savaşa destek vermemiş olsaydık, israil ve abd’nin çıkardığı belli olan kardeş kanını engellemek için mücadele etseydik yani diplomatik çabaları desteklemiş olsaydık, hasar bu derece büyük olmamış olacaktı. Bu noktada hükümetin Suriye ve Ortadoğu politikasının abd ve israil güdümlü olması bizi bu karanlık noktaya kadar taşımış oldu.

OFN: israil ile olan ‘normalleşme’ adımlarını nasıl değerlendiriyorsunuz?

ÜLKEMİZDEKİ TERÖR EYLEMLERİNİN MİMARI DA israil’DİR

MCV: israil Arz-ı Mev’ud yani Büyük israil Projesi için etrafındaki ülkeleri hatta tüm dünyayı ateşe atmaktan çekinmeyecek kadar kana susamış bir terör ve katliam devletidir. Osmanlı’yı yıkmak için 1. Dünya savaşını çıkartan onlardır. israil devletini kurmak için 2. Dünya savaşını çıkartanlar da onlardır. Milyonlarca insanın ölümüne sebep olduktan sonra başta bm olmak üzere uluslararası örgütleri kurdurup İsrail çıkarına çalıştıran da onlardır. Hemen ardından Büyük israil’i kurmak için, kurulduğu günden bu yana 4 defa Arap-israil savaşı çıkartan da onlardır. Şimdi ise sınırlarımız içinde bizimle savaş riskine girmeden terör örgütleri ile ülkemizde bombalar patlatıp terör eylemleri yapan da israil’dir. Bunları niçin söyledim? Dünya üzerinde israil kadar kanlı ve korkunç, kendi çıkarı için bu kadar kötülüğü yapabilecek başka bir ülke yoktur. Şimdilerde ise devletimiz uzun süredir kapalı kapılar ardında israil ile gizli-kapaklı yaptığı görüşmeleri sonuçlandırmış, 9 vatandaşımızı şehit ettiği Mavi Marmara saldırısı sonrası askıya aldığımız diplomatik ilişkilerimizi başlatma noktasına gelmiştir.

OFN: AKP Hükümeti, israil ile yapılan anlaşmadan sonra gelen sert tepkileri ‘istediğimiz şartlar yerine geldi’ diyerek savuşturmaya çalışıyor ama…

ÖZÜR DEĞİL ÜZGÜRLÜK MESELESİ!

MCV: Bu tamamen çarpıtmadır. Bakın Mavi Marmara saldırısı sonrası özür, tazminat, ablukanın kalkması taleplerimiz yerine gelmediği sürece israil ile normalleşme kesinlikle olmaz denmişti.  israil’in özür dilediği söyleniyor. Siz bu özrün diplomatik misyon ile söylendiğini duydunuz mu? Rivayete göre israil Başbakanı Netanyahu abd ziyareti sırasında Obama’nın yanında söylemiş! Üstelik Mavi Marmara saldırısını yaptıkları için değil, yaşananlardan dolayı üzgünmüş! Yani biz saldırı nedeniyle, vatandaşlarınızı öldürdük diye değil, Türkiye ile ilişkilerimiz bozulduğu için üzgünüz demeye getiriyorlar. Bu bir özür değildir. Tam aksine pişkin pişkin sırıtmaktır.

NALAŞMA MAVİ MARMARA RUHUNA İHANETTİR!

Tazminat konusu ise tam bir muamma. Daha önce hak sahibi, Mavi Marmara’da şehit edilen vatandaşların aileleridir diye çıkış yapan Sayın Erdoğan, şimdi ise 20 milyon dolara işi kapattık demeye getiriyor! Bir kere Mavi Marmara şehitlerinin ailelerinin böyle bir tazminat isteği yok. Onların tek isteği bu katliamı yapan israil askerlerinin ve israil devletinin önce Türkiye Cumhuriyeti mahkemelerinde sonra ise uluslararası mahkemelerde yargılanması idi. Fakat israil anlaşma maddeleri arasına koydurduğu ‘TC mahkemelerinde İsrail aleyhine açılmış tüm davalar düşürülecek’ maddesi ile bu davalar düşürülecek! Bu madde Mavi Marmara ruhuna indirilmiş en büyük darbedir. Bu, tabiri caizse Mavi Marmara ruhuna ihanettir.

TÜRKİYE AMBARGOYU RESMEN TANIMIŞ OLDU!

Üçüncü koşul ise belki de en önemli koşul olan Gazze ambargosunun kalkması idi. bm’nin bile tanımadığı yasadışı ambargo, aynı zamanda Mavi Marmara’nın da varlık nedenini oluşturmuş, Gazze’ye yönelik bu insanlık dışı ambargonun kalkması için sembol olmuştu. Ama israil ile olan normalleşmenin gerçekleştiği anlaşma maddesine göre Türkiye ambargoyu resmen tanımış oldu. Bu maddeye göre Türkiye’nin her türlü yardımı israil üzerinden yapılacak, Gazze üzerinden kesinlikle bir toplu iğne bile gönderilemeyecekti. İşte bu madde Türkiye ve israil arasındaki diplomatik savaşın kazananının kim olduğunu net bir şekilde ortaya koymuştur.

Tüm bu durumlar etraflıca değerlendirildiğinde israil hem bölgede ağırlığını ortaya koymuş, Türkiye’nin haklı tepkisini sıfırlamış ve Filistin davasına Türkiye’nin verdiği desteği resmen engellemiştir. Bu AKP Hükümetinin acziyetini gösteren korkunç bir hatadır. israil ile bu koşullarda bir anlaşma, ülkemizin geçmişten bugüne sürdürdüğü islam Dünyasına liderlik misyonuna da büyük darbe vurmuştur.

israil ANLAŞMA VE BARIŞ TANIMAZ!

Oysaki israil sadece güçten anlar. israil anlaşma ve barış tanımaz. Verdiği sözleri tutmaz. Kendi çıkarı için dünyayı ateşe vermekten sakınmaz. israil’in asla dostu olmaz. Kendi milletinden olmayanı bırakın insanca davranmak, insan yerine bile koymaz. Onun için Gazze yada Filistin davasına destek vermek, İslam dünyasına lokomotif olmanın yolu sadece İslam Birliği’nden geçer. İslam Birliği demek de merhum Erbakan Hocamızın kurduğu D-8 demektir. abd ile, israil ile ya da ab ile stratejik ittifaklar kurmak demek, terörün ülkemizin içine kadar girmesi, şehirlerimize kadar yayılması demektir. Biz Saadet Partisi olarak bu uyarılımızı yapıyoruz ve yapmaya da devam edeceğiz. Umuyoruz ki en kısa sürede bu yanlışlardan dönülür. Yoksa ülkemiz ve tüm bölgemiz için felaket çanları şimdiden çalmaya başladı bile. Bu vesile ile milletimizin ve tüm İslam aleminin mübarek Ramazan Bayramını tebrik eder, ülkemizi yöneten siyasilere de feraset ve şuur içinde kararlar almalarını dilerim.

Yorumlar
  • Burak mermer

    Selim Kalyoncu kardeşim Allah aşkına senin ağzından çıkanı kulağın duyuyor mu yada ne yazdığının farkında mısın sen ne demek İsrail ve barış.

  • Mustafa bektaş

    Senin yaptıgın yorum cok mu insaflı omer kardeşim , yazmıs olduklarının %90 nın yukarıda ki yazıyla hic bir alakası yok, el insaf yahu, suriye olayında, ırak meselesine, cozum sureci meslesinde, cemaat ile olan ilskilerde hep saadet partisinin söylenildiği noktaya gelindi, ak partili kardeşlerimiz hepsinde aldatıldıklarını, yanıldıklarını itiraf ettiler. Sen amerikayla işbirliği yapıp ırakta milyonlarca insanın kanına gireceksin, natoyla is tutup libyayı tarumar edeceksin, ihanet zincirinin en buyuk halkası incirligi büyüterek baska yabancı üsler açarak destek olacaksın, sonra saadet partisini zalimle işbirliği yapmakla suçlayacaksın. Sizin bu taksiminizi kurt kuzuya yapmaz yahu, ne diyelim her sey anlayacaksınız ama sonra dövecek diziniz kalmayacak korkuyorum...

  • Ömer Küçükakyüz

    İsrail ile yapılan anlaşma onların bizim dostumuz olduğu anlamına gelmez. Ülkeler arası birtakım meselelerden ötürü bazı anlaşmalar söz konusu olabilir doğrusu eğrisi tartışmaya açıktır. Fakat bukadar pervasızca eleştiri yapmak doğrusuna bile yanlış atf etmek ve iktidar hırsıyla dinsizlerin Kemalistlerim hatta esed gibi zalimlerin bile yanında yeri geldiğinde muhalefet edebilmek için saf tutmak çok çirkin ve taasubun doruk noktası olduğunu göstermektedir. İnsaflı olun yanlışın yanında doğrularıda görün. Yazılacak belki çok şey var ama söz ve kalem insafı olanlara ve mukayesesi düzgün kimselere yön verir.

  • selim kalyoncu

    israille anlaşma olacak tabiki biz ak parti gençler olarak israille anlaşmayı uygun gördük israil güçlü devlet teknoleji de ilerde onbinlerce müslümana iş veriyor saadet partisi kıskanıyor barışı

Paylaş
Tweet Paylaş Paylaş
Yorum Gönder
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir. Teşekkür Ederiz.
Yorumunuz onaylanmıştır, teşekkür ederiz.
Ad Soyad
Yorumunuz